
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, elektrikli araçlarda kasko değerlendirmesinin yalnızca aracın piyasa değeri üzerinden yapılmaması, batarya, şarj ekipmanları, yangın ve onarım süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
TÜİK verilerine göre, ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 17,8'ini tamamen elektrikli araçlar oluşturdu.
Türkiye'deki toplam otomobillerin yüzde 2,5'i elektrikli.
Bu artış, sigorta sektörünün değişen risk profiliyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.Çiftçi, bataryanın elektrikli araçların en kritik ve maliyetli bileşeni olduğuna dikkat çekerek, küçük kazalarda bile batarya sisteminin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yüksek voltaj sistemi, yazılım altyapısı ve şarj ekipmanları aracın değerini ve hasar maliyetini doğrudan etkiliyor.
Elektrikli araç sahiplerinin kasko seçerken yalnızca fiyata odaklanmaması, batarya teminat koşullarını, şarj ekipmanlarının kapsamını, çekici ve yol yardım hizmetlerini sorgulaması gerektiğini vurguladı.Şarj altyapısının da risk yönetimine dahil edilmesi gerektiğini belirten Çiftçi, ev ve iş yerlerinde kullanılan şarj ekipmanlarının uygun kurulumunun önemine dikkat çekti. Şarj istasyonu hasar sigortası ve mülk poliçelerinin kapsamının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca, elektrikli araçların yangına daha çok neden olduğu genellemesinin doğru olmadığını ancak lityum-iyon batarya yangınlarının farklı müdahale ve muhafaza prosedürleri gerektirdiğini aktardı.Çiftçi, elektrikli araç sahiplerine üç öneride bulundu: Batarya ve elektrik sistemlerinin üretici periyotlarında kontrol ettirilmesi, onaylı şarj ekipmanları ve güvenilir noktaların kullanılması, kasko poliçesinde prim yerine teminat kapsamının karşılaştırılması. İkinci el pazarda batarya geçmişinin önemli hale geleceğini belirtti.
Sigorta ürünlerinin teknoloji, kullanım ve şarj alışkanlıklarına göre kişiselleştirileceğini öngördü.


Yorumlar kapalı.